« Önceki |

21/7/2009

YOL

Ne kadar karmaşık yaşanıyor gün..
durabilmek iniltisinde unutulmuş bir istasyonun
lastik mesleriyle bir hat bakımcısının yürümesi
durmadan yürümesi emekliliğine
 rayların sökülüp yeniden döşenmesi
örneğin arsasından sözetmesi bir askerin
ve benim kolay şeyleri bile yazamayışım
yeni bir dili sökmeye uğraşırken sanki sözlüğümü almışlar elimden
kimsenin yanında olmadan ve hep birlikte gidiyoruz..
peşinden bizi sürükleyen vagonları çelişkileri günleri
sürükleyen güçlü dizellerin ardından
keşke çevrilmeyecek olsa takvim yaprakları
adımız anılmadan adımız anılmadan güzel günler bizimle başlasa...

OKTAY AKINCI

21/7/2009

YOL

Ne kadar karmaşık yaşanıyor gün..
durabilmek iniltisinde unutulmuş bir istasyonun
lastik mesleriyle bir hat bakımcısının yürümesi
durmadan yürümesi emekliliğine
 rayların sökülüp yeniden döşenmesi
örneğin arsasından sözetmesi bir askerin
ve benim kolay şeyleri bile yazamayışım
yeni bir dili sökmeye uğraşırken sanki sözlüğümü almışlar elimden
kimsenin yanında olmadan ve hep birlikte gidiyoruz..
peşinden bizi sürükleyen vagonları çelişkileri günleri
sürükleyen güçlü dizellerin ardından
keşke çevrilmeyecek olsa takvim yaprakları
adımız anılmadan adımız anılmadan güzel günler bizimle başlasa...

OKTAY AKINCI

31/3/2009

agamennon II / oktay RİFAT


1.

 

Gitmek gerekiyordu. Beklemek gerekiyordu.
yollara,taşıtlara,insanlara bakmak gerekiyordu.
Bir bahçe vardı altta,içimizde,son bahar yelleriyle
kavruk,bakımsız,bitli;
ağaçları budamak gerekiyordu
hendeklerin yamacına çömelmek neye yarar!

2.

Bitmeyen birşey varsa susmak neye yarar,bitmiş gibi!

3.

Susmak gerekiyordu büyük uğultuda
Kalkmak, kalkılmaz saatte,kuşların düştüğü saatte;

4.

Konuşmak,düşen kuşları toplamak gerekiyordu.
Neden düşüyorlardı sanki geceye kavuşmadan!

5.

Seyrek dişleriyle gülümsüyordu bizimki. Kürtçe konuşuyordu, fıslar gibi,Frikçe konuşuyordu
şöyle böyle. Bir kurt tahtayı kemiriyor,bir bacak
uzanıyor yanı başımda,bir el oracıkta hemen.
Bir makas oracıkta;bir peşkir oracıkta hemen;
nice niceleri uzakta,çok uzakta. Boşlukta duruyor,
anılar gibi;durmadan duruyorlar,kemirmek için izleri.

6.

Dura dursunlar! Kargıyla kılıç oracıkta hemen!
Ya bizler! Kimlerin yanıbaşındayız bizler,kimlere
yakın,oracıkta!

7.

Parmaklarım kıpırdıyor kendiliğinden,sol gözüm
seyiriyordu. Pürüzlü bir çizgiyi yürüdüm,
deniz daha uzak.

8.

Denize varsam bulutlar çıkar karşıma!
Çakıllar çıtırdar büyükle genişler yürek!
Martılar,bir gelir bir gider.
Uzakla pekleşir dağların ardı ve yıllar dökülür
taşlarından. Sıla,bir gelir bir gider.
Gemileşir dört direkli dünya,dört köşeli yaşam.
Çözülür çevre:keçi peyniri ve bazlama!

9.

Bir düğüm boğazımda. Sevmek,bir gelir bir gider.
Sevmemekse sevginin araları neye yarar!

10.

Neye yarar bunca özlem,kavuşmak değilse kavuşmak
Yatmak değilse yatmak ve güzel değilse güzel!
Neye yarar bu kuşku,kuşkuların ardında,
bu üzüm gözlü köpek,seyrek tüylü ve hurda!

11.

Sevmek ve özlemek gerekiyordu,sokağa bakmak
pencereden,sevgiliye sarılmak,sarılmadan.

12.

İp öylesine üzülmüş ki kopabilir
Kopsa deliye döner kişi, ağlar geceli gündüzlü belki de

13.

Koparmak ve ağlamak gerekiyordu.Yoksa boşlukta
devinmekle bir,yoksa durmakla,olmamakla bir!

14.

Savaşmak gerekiyordu.Kalkmak kalkmadan,yürümek
yürümeden,saldırmak vursun diye.

15.

Vurmak gerekiyordu,vurmamakla bir. Ölmek
gerekiyordu. Ölmek de ölmek gibiyse neye yarar!
Bozmak gerekiyordu,bozulmayanı.
Oturmak gerekiyordu yeniden,bazlama yemek,
su içmek yeniden. Durulmak şöyle böyle! Cıgara
içmek,uyuşan bacağı uzatmak,hafifçe yana dönmek.
Dizlere dayanmak,doğrulmak yeniden!
Doğrulmak,ne zamana dek!
Neden avuçların hışır hışır ?

16.

"Bir gelir,bir gider!"diye beklemek gelmeyeni,
sonra gelmiş gibi sevinmek,çığrışmak ve gülmek!

17.

Sevinmek ve gülmek gerekiyordu,
uçarken dağların doruğunda mor bulutları tanrının.
Zeus tanrı dağlara döker saçlarını ve
şimşek tarakla tarar, tarlasını süren köylü gibi.
Büyükle genişler yürek. Büyüğü küçüksüz anlatan
bir o var. İnsana benzer yanıyla bir o büyük.Bir o
ölümsüz insana benzer yanıyla.

18.

Bir gölge kadar usul, bir yılan gibi sinsi.
Bellisiz birzamana sıkışmış, yokla var arasında.
Bir o insan yanıyla sürekli,hiç bitmeyen,başlamayan
belki de, kaygısız ve aptal.

19.

Uzanmak ve yatmak gerekiyordu. Kapamak gözleri
yuvasında, boşalmak boşalmadan; durmak, durur gibi
hangi panayırda gördüm seni?
Hangi bahçede buluştuk?
ellerin mi avuçlarımdan bu kayan?
Şalvarın mı düşünmek istediğim,
zülüflerin mi saran boynumu bu korkulu düşte?

20.

Gel,aydınlığımda büyü,
büyü sahiden, büyü, büyür gibi.

21.

Benim ol yitmeden, eksilmeyenle benim ol!
Yoksa boşlukta devinmekle bir, yoksa durmakla,
olmamakla bir. İnanmak gerekiyordu inanmadan.
Sevda bir gelir bir gider.
Akşam taşlarına çömelmeli.
Yeniden orta parmağa bakmalı, iç çekmeli;
sonra söğüt gölgesinde yatmalı şöyle böyle!
Bir değnek yonmalı!
İncecik bir dalı yonmak gerekiyor!
Keçilerim iniyor dağ yolundan.
Sular karardı, akşam oldu besbelli.

22.

Akşam oldu ya, olmamakla bir!
Bir yangın çıksa, bütün doğa tutuşsa,
öyle batsa gün. Ve bu öküz inse dilimden!
Belimdeki bu taşı bıraksam usulca.
Yatsam yatar gibi, kalksam ve baksam oralara,
kendim gibi yeniden, yeniden...

21/1/2009

Aaaaaa !...

Aaaaaa !...



Bir Süleyman gördüm hiçbir yanı kımıldamıyor
Oturmuş bir iskemleye
Pek de oturmuşluğu yok iskemle ayaksız
O nasıl şey, bu adam soyut mu ne
Baksan bir ilgisi var elleriyle
Uzamış uzamış uzamış doğrusu elleri
Sevmeye domuzlanıyor gittikçe
Konuştum konuşmuyor
Dürttüm dürtülmüyor
Kızdım, bir bıçak salladım karnına
Aaaa!
Yok yahu bana mısın demiyor

Şaşırdım, yokladım kendimi iyice
Bir çağ mı değiştik sabah sabah ne
Artık ölüm insanlardan olmuyor.


Edip Cansever

5/2/2008

şişedeki not..!

tarifsiz bir duygu ruhumu ele geçirdi - analize geçit vermeyen,
geçmişin derslerinin karşısında yetersiz kaldığı

ve geleceğin de bana anahtarını sunmayacağından korktuğum bir his.

benimki gibi bir zihin için bu sonuncusu kötü bir düşünce.

düşüncelerimin doğasına ilişkin olarak asla -biliyorum asla-
tatmin olmayacağım.

yine de bu düşüncelerin belirsiz olması şaşırtıcı değil,
çünkü yepyeni kaynaklardan doğuyorlar.
ruhuma yeni bir duyum yeni bir varlık ekleniyor. 

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı